Çin’in nükleer uranyum hırsları yeterince takdir edilmiyor mu?
Investing.com — Citi Research’e göre, Çin’in nükleer enerjiye ve uranyum ithalatına yönelik artan iştahı küresel piyasalar tarafından hafife alınıyor olabilir. Araştırma şirketi, ülkenin bu yakıta olan talebi yeniden şekillendirme yolunda ilerlediğini belirtiyor.
Çin ilk nükleer reaktörünü 1994’te faaliyete geçirmesine rağmen, şu anda yaklaşık 57 gigawatt elektrik kapasitesine sahip 58 reaktör işletiyor. Ayrıca toplam 36 gigawatt kapasiteli 34 reaktörün inşaatı devam ediyor.
Bu genişleme, hükümetin Mart 2021’de açıkladığı 14. Beş Yıllık Plan’da belirlenen ve 2025 yılına kadar 70 gigawatt nükleer enerji hedefleyen planından kaynaklanıyor.
Bu değişim, Çin’in artan enerji talebini, 2030’a kadar karbon yoğunluğunda zirveye ulaşma ve 2060’a kadar karbon nötrlüğü sağlama taahhüdüyle dengeleme çabasının bir parçası.
Citi analistleri, ülke tarihsel olarak ekonomisini güçlendirmek için kömür yakıtlı enerjiye bağlı kalsa da, politika taahhütlerinin uzun vadede hem yenilenebilir enerji hem de nükleer enerjiyi desteklediğini belirtiyor.
Citi Research, Çin’in kamu hizmetleri için uranyum ihtiyacının 2025’te 35 milyon pound (küresel talebin %22’si) olacağını ve 2030’a kadar 58 milyon pounda (küresel talebin %27’si) yükseleceğini tahmin ediyor.
Aracı kurum, temel senaryosunda 2035’e kadar kümülatif uranyum talebinin 650 milyon pound olacağını öngörüyor.
Çin, 2024’te yaklaşık 4 milyon pound üretimle ihtiyacının yalnızca küçük bir kısmını yurt içinde üretiyor.
Bu açık, Orta Asya ve Afrika’dan yapılan ithalatla kapatılıyor. Bu da Citi’nin yaklaşık 450 milyon pound U3O8 olarak tahmin ettiği stoklara yol açıyor. Pekin’in sıkı kontrolü altındaki bu rezervlerin daha geniş piyasaya sunulması pek olası değil.
Citi analistleri, stoklara rağmen Çin’in nükleer yapılanmasının, özellikle kontrol ettiği yurt dışı madenlerin üretimi zamanla azaldıkça, kamu hizmetlerini küresel piyasalarda uranyum tedarikinde daha aktif olmaya zorlayacağını belirtiyor.
İthalatın 2026’ya kadar 21.000 metrik ton uranyumu (55 milyon pound) aşması ve 2030’da istikrarlı bir şekilde 26.000 tona (68 milyon pound) yükselmesi bekleniyor.
Bu, 2026’da küresel uranyum talebinin yaklaşık %29’unu temsil edecek. Bu oran son on yıldaki seviyeyle tutarlı.
Citi, Çin’in 2030 yılına kadar 97,5 gigawatt kapasiteli 96 reaktörle ABD’yi geçerek en büyük nükleer reaktör işletmecisi olacağını öngörüyor.
2040 yılına kadar filo, 182 gigawatt kapasiteli 170 reaktöre ulaşabilir ve yıllık uranyum ihtiyacı 90 milyon poundu aşabilir.
Analistler, Çin’in ithalat ihtiyacının boyutunun uranyum piyasası için istikrarsızlaştırıcı olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. İthalatın 2024’te talebin %28’ine ve küresel üretimin %30’una (48 milyon pound) eşdeğer olduğunu tahmin ediyorlar.
2030’a kadar bu pay, talebin %29’una ve üretimin %33’üne yükselebilir. 2040’a gelindiğinde ise talebin %36’sına ve üretimin %88’ine (95,4 milyon pound) ulaşabilir.
Stokların 2027’de 183.000 ton (476 milyon pound) ile zirve yapması, ardından yeni reaktörler her yıl artan hacimlerde tüketmeye başladıkça kademeli olarak azalması bekleniyor.
Aracı kurum, stoklar mevcut olsa bile “Çin’den uranyum ithalatının aslında artabileceğine ve yükseliş anlatısını daha da teşvik edebileceğine inanıyoruz” diyor.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.





